24 Ocak 2012

İnançlılar İçin Düşündürücü Sorular 2


1- Madem bütün canlılar insanın hizmetine yaratıldı da, neden sizin de kabul ettiğiniz 500 milyon yıl önceki abuk sabuk canlılar yaratıldı, bunlar kime hizmet ettiler, ya dinozorlar kime hizmet etti, hele insanoğlunun yaşamadığı yerlerde yaşayan canlılar kime hizmet ediyor? 


2- Neden tek gezegen yaratılmamış da 9 tane yaratılmıştır?


3- Tanrı Âdem’i yarattı, daha ortada kadın yaratma fikri yok. Âdem’in yalnız kaldığını görünce kadın yaratıyor. (hoş, tanrının bunu önceden bilip ikisini beraber yaratması gerekirdi ama neyse). Peki, kadın fikri yoksa Âdem’e neden cinsel organ veriyor? Bunu nerde kullanacak? (sadece işemek için mi? evetse testislerini vermesin o zaman, çünkü testislerin işemede hiçbir görevi yoktur). Hadi diyelim ki Âdem ilk yaratıldığında cinsel organı yoktu da sonra takıldı. Şonra Havva yaratıldı, peki Havva’nın göğüsleri var mıydı? Eğer bir çocuk emzirmeyecekse neden bu göğüsler vardı. Aynı şekilde cinsel organı (rahim ve dölyatağını kapsayan tüm cinsel organ) var mıydı? Varsa neden. Yoksa Âdem’le Havva birbirlerinden nasıl etkilendiler de yasak bir iş yaptılar. (seviştiler yani). Sevişmek için birbirlerinden elektrik almaları, etkilenmeleri lazım, içlerinde cinsellik olması lazım, cinsel organlar ve cinsel dürtüler olmadan bu ilişki olmaz.


4- DİNCİ: Yerçekimi, güneşe uzaklık, ozon, dönme hızı, manyetik alan. Bunlardan birisi uygun ayarlanamasaydı hayat olmazdı. Bunların hepsini birden yaratan ise Allah’tır.

CEVAP: Evet olmazdı, ama hepsi olduğu için hayat var. Venüs’te bunlardan birçoğu olmadığı için hayat yok, burada hayat olması yalnızca bir tesadüftür, ayrıca bir sürü yıldız sistemindeki diğer gezegenlerde hayat olup olmadığını da henüz bilmiyoruz. Ancak en azından Mars’ta bakteri olduğunu biliyoruz. Belki de başka bir galaksideki başka bir gezegende, çok farklı kozmik ve atmosferik koşullara göre evrimleşmiş, bize hiç benzemeyen canlılar yaşıyordur ve “tanrımız yüce cuvcuv bu kadar ince ayarlamamış olsaydı hayat olmazdı, demek ki her şeyi yaratan yüce cuvcuv’dur” diye tapınıp duruyorlardır. Olamaz mı?


5- DİNCİ: İnsan üreme sisteminde, spermlerin yumurtayla karşılaştığı ortam asidiktir, tanrı bu yüzden spermi özel bir zırhla yaratmıştır.

CEVAP: Peki tanrı neden bu kadar işi zorlaştırıyor ki, ortamı asidik yapmasaydı da spermi de zırhsız yapsaydı ya, boşuna hücreciğe bir de zırh taşıttırıyor. Yani gereksiz bir problem yaratıyor ve bu gereksiz problem için bir de çözüm yaratıyor, ne kadar ilginç değil mi?


6- DİNCİ: Hareket eden şeylere, yani canlılara Allah ruh vermiştir, ruhları sayesinde bu hareketlerini yaparlar, her şeyi ruhları sayesinde yaparlar

CEVAP: Amiplerin de mi ruhu var? Ya virüslere ne demeli? Canlı vücudu dışında ölü olan bu yaratıkları açıklayacak bir dinci var mı acaba?


7- Dincilerin en çok kullandığı ifade şudur:

..................'dır. Bu ise ..............’nın yaratılmış olduğunu gösterir.

Örneğin: Dinciler, çıngıraklı yılanın özelliklerini nereden bulduysa açıklıyor, zehir sisteminden, algılama sisteminden bahsediyor ve bu yılanın kesinlikle yaratılmış olması gerektiğine inanıyor ve bunun gerçeklik olduğundan bahsediyor.

CEVAP: Bir kere bilimsel gerçeklik bu değildir, bilimsel yöntemin izlediği yol bu değildir.

Öncelikle bilimsel yöntem adımlarına bir bakın ve sonra devam edin.

Yani, elde ettiğin bulguları test edip denemediğin sürece bilimsellikten bahsedemezsin, dolayısıyla bir dinci hiçbir zaman bilimsellikten bahsedemez ve edemeyecektir de çünkü onun savunduğu şeyler inançlardır ve inançlar test edilemez, deneye tabi tutulamaz.


8- Bir diğer çok kullanılan ifade de, “bu, tesadüflerle oluşmadığına göre, kesinlikle yaratılmış olmalıdır” şeklindeki ifade olup az öncekine benzemektedir. Burada bir varsayım üzerine, insanları ikili olasılık kıskacına alıp, ona birini dayatma taktiği kullanılmıştır. Yani 3. bir alternatif olan “bunun cevabını henüz veremiyoruz” denmiyor da hemen bu bir yaratıcıya bağlanıyor. Üstelik bu bilinçli varlığın, yaratıcının da kesinlikle Allah olduğu belirtiliyor. Varsayalım ki UFO’lar var, bu bilinçli yaratıcılar neden UFO’lar olmasın.


9- DİNCİ: Allah tüm canlıları ayrı ayrı yaratmıştır, insan da bunların en üstünüdür.

EVRİMCİ: Peki neden bu farklı canlıların yapı taşlarını farklı yaratmamış, hele insan gibi üstün olduğunu söylediğin bir yaratığınkini? Yani insanın yapıtaşıyla basit bir böceğin yapı taşı aynı olur mu hiç, yakışır mı bu insanın üstünlüğüne?

Ayrıca insan en mükemmel canlı falan da değildir. En azından mükemmel değildir. Biyolojik olarak pek çok kusuru, verimsiz çalışan sistemleri, kısır döngüye girmeye yönelik biyolojik hataları vardır. İnsanın pek de sanıldığı kadar kusursuz olmaması, onun her şeye muktedir bir tanrı tarafından yaratılmadığının bir göstergesi olsa gerektir.

Ancak, insanı doğaya ve çevreye hâkim kılan beş temel unsuru vardır:

i) Frontal lobunun ve neo-korteksinin diğer primatlara oranla daha gelişmiş olması. Türkçesi, beyninin daha gelişmiş olması.

ii) Gırtlak yapısının farklı sesleri çıkaracak yapıda olması ve geliştirebildiği dil yeteneği.

iii) İkinci beyni olan elini çok sofistike kullanabilmesi.

iv) Ayakta durabilmesi ve tüylerini kaybetmiş olması sonucu soğuk iklimlere adaptasyon sağlayabilmek için alet yapabilmesi, hayvanların kürklerini kullanabilmesi, ateşi kullanabilmesi .

v) Diğer primatlar gibi gruplar içinde yaşaması, yardımlaşması, sosyal bir varlık oluşu.


Evrimci: Eğer çok mükemmelsek

Neden arkamızda gözümüz yok, böylece arkadan gelen tehlikeden haberimiz olmuyor?

Neden ufacık mikroplara hemen teslim oluyoruz?

Neden bir çita kadar hızlı koşamıyoruz ve bir kartal kadar keskin gözlerimiz yok?

Bunları bizden daha iyi yapan canlılar olduğuna göre, biz mükemmel değiliz.


10- Dincilerin en çok sevdiği hayvan da deve. Devenin bir sürü özelliğinden bahsediyor, hatta Kuran’ın da deveyle ilgili ayetler içerdiğini söylüyorlar. Aynı şekilde meyve olarak da sürekli hurmadan bahsedilir. Neden?

CEVAP: Yahu kardeşim, Muhammed’in etrafında deveden başka hayvan mı vardı? Tabi ki deveden bahsedecek, bukalemundan veya tarantuladan değil. Aynı şekilde Arabistan yarımadasında en çok bilinen ve yetişen meyve de hurmadır. O yüzden bunlara sık sık atıf yapılmıştır. O dönemde Arabistan yarımadasında bilinmeyen veya Muhammed’in bilmediği hiçbir şey Kuran’da geçmez. Örneğin penguen, lama, patates, mısır vs. hiç bahsedilmez. Koskoca Allah sadece o çağda Arapların bildiği şeyleri biliyormuş demek ki, ya da diğer yerler hakkında biraz bilgi vereyim, müjdeleyeyim dememiş. Amerika kıtasından, Antarktika’dan bile bahsetmemiş. Dincilere sorsan Kuran’da yok yok. Big bang’dan beri bütün bilimsel veriler içinde.



11- DİNCİ: Vücuttaki organlardan biri olmasa canlılar yaşayamazdı, hepsinin önemli görevleri var.

CEVAP: Hiç de bile.

Apandisit: eskiden insanların (ve atalarının) besinlerin farklıyken sindirimde işe yarıyordu ama şu an yaramıyor, hatta enfeksiyon kaparsa ölebilirsin.

Kulak kası: İnsanların bazıları kulak kaslarını oynatabilmekle beraber bu bir işe yarmamaktadır, eskiden ne işe yarardı onu bilmiyorum ama herhalde düşmanın veya avın yaklaştığını anlamak için hassas duymayı sağlıyor olabilirdi.

Yirmi yaş dişi: Çiğnemede herhangi bir görevi yoktur.

Vücut kılları: Bir zamanlar ısıyı korumaya yardımcıydılar: şimdi herhangi bir görevleri yoktur.

Kuyruk: Nadiren 10-15 cm boyunda kuyruklu insanlar doğmaktadır. Bunun dışında bir de kuyruk sokumumuz bulunmaktadır. Bu da eskiden sahip olduğumuz bir kuyruğun kalıntısıdır. Zaten kuyruklu doğanlarda ise kuyruğu yok eden gen devreye girmediği için kuyruklu doğarlar. Aslında insanların hepsi embriyonik gelişim içinde kuyrukludurlar, daha sonra diğer genlerin etkisiyle bu yok olur.


12- Dinozorlar neden yaratıldılar? Hadi yaratıldı, neden meteor yağmuruna tutuldular (şimdilik öyle biliniyor) da öldüler? Aynı şekilde diğer soyu tükenen canlılar neden yaratıldılar da sonra soyları tükendi? Bu soruyu daha önce de sormuştum ama çok seviyorum bu soruyu bir daha sorayım dedim.


13- Biz diyoruz ki, fosil tabakalarında belli bir sıra olması, evrim teorisini destekler.

DİNCİ: Bu yaratılışla da açılanabilir. Allah, canlıları yaratırken belli bir sıra izlemiştir. Önce deniz canlılarını sonra sürüngenleri, sonra kuşları ve memelileri yaratmış, dünyayı böylece düzenledikten sonra da insanı yaratmıştır.

EVRİMCİ: Peki, siz hep bir zincirden bahsediyorsunuz. Bir canlı diğerini yer, onu başkası yer, onu da başkası .... Bu yüzden hepsinin bir anda yaratılması gerekmez miydi? Yeni eklenen bir tür veya soyu tükenen bir tür zinciri bozmaz mı? Ayrıca hani tüm canlılar insanın hizmetine yaratılmıştı (bu soruyu da önceden sordum). Bu, işte sizin çelişkiniz?


14- DİNCİ: Kompleks parçalar nasıl olur da birleşir? Kalp, böbrek, ciğer v.s nasıl olur da birleşip bir insanı oluşturur? Demek ki insan yaratılmıştır.

EVRİMCİ: Yahu kardeşim, biz demiyoruz ki bunlar bir anda oluştu da sonra birleşti. Bunlar uzun bir süre içinde koloni sistemiyle oluşmuştur. Tek hücreli canlılar birleşip koloniler oluşturmuşlar, bunlardan bir kısmı solunumu, bir kısmı sindirimi v.s üstlenmişlerdir daha sonra organlaşmışlar ve diğer organlar da bu şekilde oluşmuşlardır. Mesela hayvan hücresindeki mitokondrinin daha önceleri oksijenli solunum yapan bir bakteri olduğu daha sonra insan vücuduna girerek onla simbiyoz bir yaşam sürdüğü anlaşılmıştır. Zaten kendine ait bir DNA’sı olduğundan belli.


15- DİNCİ: Gözdeki kompleksliği görmüyor musun? Böyle karmaşık bir yapı kesinlikle yaratılışın bir göstergesidir. Birdenbire ve eksiksiz olarak yaratılmıştır.

EVRİMCİ:

a. Peki, kullanamadıkları halde neden yarasalara ve termitlere(karınca benzeri bir böcek) göz vermiş?

b. Neden yılana da az kullandığı gözü vermiş, ayrıca sonra pişman olup da “dur sana bir de kızılötesi algılama sistemi vereyim” mi demiş?

c. Madem bu kadar kusursuz bir yaratıcı var da, erkeklik organının niye sünnetli yaratmamış, yoksa sonradan hatalı imalat yaptığını anlayıp da sünneti mi göndermiş insanlara?


16- DİNCİ: Bir zigot (insan embriyosunun ilk hali), bölünüyor ve 2 hücre oluyor, sonra 4, sonra 8 ve daha sonra hücreler farklılaşmaya başlıyor. Hücreler bunu nereden biliyor?

EVRİMCİ: Elbette evrendeki her şeye hükmeden üstün bir bilinç sayesinde değil.Buna yol açan tamamen genetik materyalimiz ve aslında kimyasal zorunluluklardır. Bu konuda detaylı bilgi almak isteyenler şu yazıyı okuyabilirler:


SORU: Peki bunlara gerek var mı, yani spermler yumurtaya değdiği anda, ufak bir insan oluşsun orda, bu zamanla büyüsün, ne gerek var öle bölünmelere falan. Tanrı neden bunu seçmemiş de böyle bölünmelerle falan uğraşmış?


17- Tanrı ozon tabakasını neden yaratmış? Güneşi zararsız yapsaydı ya.


18- Dincilere göre, tanrı, tek insan olan Âdem’in yalnızlığına üzülür ve o uykudayken kaburgasından bir parça alıp Havva’yı yaratır. Ama ikisine de cinselliği yasaklar ve onun sembolü olan yasak meyve ağacından meyve yemeği yasaklar. Hâlbuki onların vücuduna cinsel organları da, temel içgüdü olan üreme güdüsünü de koyan odur. Soruyorum size, çıplak bir kadınla çıplak bir erkek bir odada dursalar ve birbirlerini beğenseler bunlar rahat durabilirler mi?

Bir primat eli
Ayrıca şunu söylemek gerekiyor ki, eşeyli üreme yaklaşış 1-1,25 milyar yıl önce ortaya çıkmıştır. Bu da genetik çeşitliliği artırmıştır. Ve dişinin özü erkek değil, erkeğin özü dişidir, çünkü insan embriyolojik gelişimi sırasında önce dişidir, testosteron hormonu devreye girerek insanı erkek yapar.


19- DİNCİ: En ünlü bilim adamları evrim teorisini reddetmektedirler.

EVRİMCİ: Yalaaaaan yalan. Bilim adamları evrimi bir gerçek olarak kabul etmektedirler, sadece mekanizmalar tartışılmakta ve bazı boşluklar olduğuna bunların ileride doldurulacağına inanmaktalar. Eskiden çok olan boşluklar gittikçe doldurulmaktadır. Arkadaşlar şunu iyice kafanıza sokun, evrim bilimsel bir gerçektir. Tıpkı yerçekimi gibi, manyetizma gibi… Evrim olgusuyla evrim teorisi farklı şeylerdir. Bütün canlılar biyolojik olarak evrim geçirir ve bu ispatlanmıştır. Bu gerçeğin önünde duramazsınız. Evrim yok demek dünya düzdür demekle eşdeğerdir. O yüzden komik duruma düşmemek, rezil olmamak için evrimle ilgili gerçek bilimsel kaynaklardan, kitaplardan okuyarak öğrenin, şarlatanların kaynaklarından değil.


20- DİNCİ: Yaşam deneylerle oluşturulamamıştır.

EVRİMCİ: Evet belki bir hücre henüz oluşturulamamıştır ancak hücrenin yapı taşları olan aa’lar, nükleik asitler, yağ asitleri oluşturulmuştur. İnsanlık bunlarla uğraşmaya başlayalı hepi topu 150 yıl olmuştur ancak doğanın bu iş için 2 milyar yılı vardı. Bunu göz ardı etmek iyi niyetli olmaz. Ayrıca hücrenin yapıtaşlarının oluşturulması ve Miller – Urey deneyi ile ilgili şu yazıyı okuyabilirsiniz:



Ayrıca canlılığın ortaya çıkışı ve evrimiyle ilgili şu yazı dizisini okuyabilirsiniz:



Zihninizi önyargısız olarak bilimsel bilgiye, şüpheciliğe ve sorgulamaya açtıkça, evreni ve doğayı daha yakından tanıyacak ve aslında ne kadar gizem barındırırsa barındırsın kainattaki hiçbir şeyin ve hiçbir sürecin üstün bir bilince gereksinimi olmadığını fark edeceksiniz.