03 Temmuz 2010

Kuran Edebi Yönden Mucizedir İddiası

İslamcılar: “Kur’an-ı Kerim, edebi yönden hayranlık uyandırıcı, benzersiz bir üsluba sahiptir.” Derler. Kuran’ın benzersiz bir üsluba sahip olduğu doğrudur ancak ne kadar hayranlık uyandırıcı olduğu tartışılır. Kuran da üslup o kadar kötü konular o kadar kopuk ve o kadar karman çormandır ki, bugün bir ilkokul çocuğu bile bazı şeyleri Kuran’dan daha düzgün ifade edebilir.

Bakın Kuran’da nasıl edebî mucizeler var görelim. Kuran’da Allah resmen yemin eder hem de 200 küsür kere. Allah’ın sürekli yemin etmesi oldukça ilginç olmakla beraber mucize falan değildir. Olsa olsa saçmalıktır. Hele hele Allah evin tavanına, deve derisine, incire, zeytine yemin ediyorsa bu hepten saçmalıktır.

Muhammed Kuran’ın Allah’ın sözleri olduğunu iddia etmiştir oysa Kuran’da bakın nasıl bir ayet var: İşte, göğün ve yerin Rabbine andolsun ki, şüphesiz, o (size va'dedilen) sizin (aranızda) konuştuklarınız kadar, elbette kesin bir gerçektir. (ZARİYAT SURESİ / 23)
Burda Allah’ı anarak yemin eden Allah mı yoksa Muhammed’in kendisi mi?

Bir de şuna bakalım: Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar! (TEVBE - 30)

Allah onları kahretsin sözü hiç Allah’a ait olur mu? Muhammed aynı hatayı Münafıkun suresi 4. ayette de yapar. Dahası bu hatalar yetmiyormuş gibi bir de hud suresinin ikinci ayetinde: Öyle ki, Allah'tan başkasına ibâdet etmiyesiniz. Ben de şüphesiz O'ndan (gönderilen) bir uyarıcı ve müjdeciyim. Der burda sözü söyleyen Allah mı yoksa Muhammed mi?

Kuran’ın benzeri yazılamazmış. Aslında o kadar kötü ve berbat bir üslup ki bu bakımdan benzeri yazılamaz diyorlarsa doğrudur. Peki benzerini yazmaya kalkışanlar neden öldürülmüştür?

Nadir bin Haris diye biri vardır. Muhammed dinini yaymak isterken Kureyşliler, rahatsız olmaya Muhammed hakkında meczup, deli, sihirbaz, yalancı gibi şeyler söylemeye başlamışlardı. Bunun üzerine Nadir:

"Bu adama karşı çıkma yolunuz sizi bir yere götürmez. O sizin aranızda yaşamakta. Şimdiye dek ahlâken en iyi olanınızdı; aranızda yaşayan en doğru, en dürüst ve emin kişi oldu daima. Siz tutmuş, onun bir kahin, sihirbaz, şair ve mecnun olduğunu söylüyorsunuz. Kim inanır buna? Ahali, bir kahin nasıl konuşur bilmiyor mu? Bir şairin, bir mecnunun halini tefrik edemez mi halk? Bu ithamların hangisini Muhammed'e yamayabilirsiniz ki halkın dikkatini ondan kaçırabilesiniz. Bakın! Ben size onunla nasıl baş edeceğinizi söyleyeyim." (İbn Hişam, cilt 1. sh. 320-321) Der. Irak’a gider. Orda eski Acem krallarının öykülerini, eskilerden kalma manzum mitolojik hikayeler, Rüstem ve İsfendiyar öyküleri vs. şeyler öğrenir.

“Resûlullah bir mecliste oturduğu zaman oradakilere Allah'ı hatırlatır, geçmiş milletlerin başlarına gelen azaplardan, Allah'ın gazabına uğramaktan kavmini uyarırdı. Resûlullah gittikten sonra bu adam onun peşinden kalkar:
—Ey Kureyş Vallahi ben ondan güzel konuşurum; bana gelin. Ben ondan daha güzel hikâyeler anlatırım, der sonra başlar Acem krallarından, Rüstem ve İsfendiyar’dan hikâyeler söyler, daha sonra ilâve ederdi:
— Muhammed ne ile benden daha güzel söz söylüyormuş? Ben de Allah'ın indirdiği gibi indiririm der. Kendi kafasından ayetlerin üslubuna benzeyen cümleler söylerdi.”(İslamî bir siteden alıntı)


İşte bu Nadir bin Haris Bedir Savaşı’nda esir düşmüştü Muhammed diğer esirleri fidye karşılığı serbest bıraktığı halde Nadir’i serbest bıraktırmayıp başını kestirerek öldürtmüş böylece ondan kurtulmuştu. Bundan başka Museylime ve Tuleyha gibi şairlerin de peygamberlik iddia ettiklerini onların da taraftarları olduğunu ve Müslümanlarla savaştıklarını İslâmî kaynaklardan öğrenebilirsiniz. Demek ki neymiş, benzerini bırak daha güzeli bile yazılabilirmiş.