27 Nisan 2013

Yaratılış Hikayesi Kuran'da Nasıl Geçer



Allah bir gün melekleriyle otururken, canı birden bire Adem’i yaratmak ister ve ‘ben yeryüzünde bir Halife yaratacağım’ der. Fakat melekler bu işten hoşlanmazlar ve ‘kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?’ derler. Fakat Allah ‘sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim’ der. (Bakara-30)

Meleklerin uyarısına aldırmayan Allah, ‘kuru çamurdan, değişken balçıktan’ iki eliyle(!) (Sad-75) biçim verip (Secde-9) insanı yaratıp, ona kendi ruhundan üfler. (Hicr-26-28-29) Daha sonra yarattığı insandan (ki bu insan Adem’dir), onun eşini yarattı. (Zumer-6) Bu eşin adı batı dillerindeki karşılığı ‘Eve’ olan ‘Havva’dır. Kuran’da Havva adı geçmez, pek fazla da konu edilmez.

Ademi yarattıktan sonra, meleklerle Adem’i bir araya getirip, hepsini imtihan eder. ‘Eğer sözünüzde samimi iseniz, onların ismini bana söyleyin’ der. (‘Onların ismi’ ne demektir bilinmez, çünkü Kuran bu konuyu açıklamıyor.) Melekler ‘onların ismini’ bilmediklerinden cevap veremezler. Daha sonra Allah Adem’e dönerek; ‘Ey Adem haber ver onların adlarını’ der.

Adem ‘onların ismini’ şakır şakır söyler. Fakat Allah burada hile yapmıştır, çünkü imtihandan önce ‘onların ismini’ Adem’e öğretmiştir. (Bakara-31-32-33)

Bu şekilde Adem’in daha , üstün olduğunu ispatlayan Allah, bütün meleklerden Adem’in önünde secde etmelerini ister. İblis (Şeytan) dışındakiler, Adem’e secde ederler. (Bakara-34) Allah Şeytan’ın neden secde etmediğini sorduğunda, Şeytan gerekçesini söyler; ‘beni ateş’ten onu çamur’dan yarattın; ben ondan hayırlıyım.’ (Araf-12, Hicr-33)

Daha sonra Allah ile Şeytan arasında geçen tartışma ise şöyledir:

‘O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık sen alçaklardansın.’ (Araf-13)

‘Dedi: İnsanların dirileceği güne kadar bana süre ver.’ (Araf-14)

‘Buyurdu: ‘Süre verilenlerdensin.’ (Araf-15)

‘Dedi: Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yerin üzerine kurulacağım.’ (Araf-16)

‘Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın.’ (Araf-17)

‘Allah buyurdu: Çık oradan. Yenilmiş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki cehennemi tamamen sizden dolduracağım.’ (Araf-18)

Fakat görüldüğü gibi Araf-12'den başlayıp Araf-19'a kadar olan bölüm, tamamıyla Şeytan’in Allah’a (yani yaratıcısına) meydan okuması şeklindedir ve yüce yaratıcı böylesi küstah davranışa karşı hiç bir yaptırım uygulayamamaktadır. Ve hatta şeytan karşısındaki aczini, insanları cezalandırarak gösterir. Çünkü o ana kadar cehennem diye bir şey yokken, birdenbire cehennem ortaya çıkıverir. Bu diyalog’da çok daha önemli bir ayrıntı daha vardır; henüz yaratılmış insan (Adem ve Havva – ‘Sizi bir tek canlıdan yarattı; sonra o canlıdan onun eşini vücuda getirdi…’ Zumer-6) Allah’ın yanındayken (yani henüz cennet’den kovulmamış), bu tartışma içinde birçok insanlardan bahsediliyor. Allah da daha ortada olmayan insanları da, cehenneme dolduracağını söylüyor! Bu iki anlama gelir ya bu olaylar cennette yaşanırken dünyada zaten insanlar vardi, ya da Allah ile Şeytan ilerisi için aralarında planladıkları olayı, kimseye sezdirmeden dramatize ediyorlar… Bana göre ikinci şık daha kuvvetli bir ihtimal. Çünkü büyük bir güce sahip olan Allah’ın, kendi yarattığı bir yaratık karşısında bu duruma düşmesi ve durup dururken cehennemden bahsetmesi, ayrıca ‘yeryüzüne bir halife yaratacağını’ (Bakara-30) söylemekle kurgulanmış bir plan hakkında kopya veriyor gibi…

Hikayenin sonrası malum; Allah Adem ve Havva’ya cennet’de yaşamalarını, fakat bir ağacın meyvesinden uzak durmalarını söyler. Kovulmasına rağmen her nasılsa hala cennet’de bulunan Şeytan, onları kandırıyor ve yasak meyve’den yemelerini sağlıyor. Çok kızan Allah her ikisini de ‘birbirlerine düşman olarak’ (nedense!!?) indiriyor. (Araf-24) İyilik ve güzellik tanrısı insanları (yoksa sadece kadınla erkeği mi?) peşinen birbirine düşman olarak dünyaya, ölümlüler olarak gönderiyor.

Görüldüğü gibi yaratılış ve takip eden olaylar kısaca budur.

Bu hikayenin elle tutulur yanı var mıdır? Biraz düşününce görülecektir ki yaratılışı çürüten evrim değil, sağduyu ve bilimdir.

Bilim, ilk insan konuşamaz der, oysa Adem konuşur.

Bilim ilk 3 Milyar yıl oksijen yoktu der, oysa Adem nefes alır! Yani dünya yaratıldıktan 3 milyar yıl sonra ‘yaratılmış’ olmalıdır.

Allah koyun, keçi, sığır, inek yarattım der.

Bilim ise, böyle hayvan türlerinin doğada bulunmadığını ve bu hayvanların, yabani hayvanların birkaç bin sene önce evcilleştirilerek, insanlarca “yapay seleksiyon” a tabi tutularak, bu hale getirilmesi yoluyla üretildiğini söyler.

5.000 sene önce armudun acı, mısırın 2-3 santim olduğuna yaratılışçıların itirazı var mıdır?

Neden insan yaşamayan yoğun ormanlık, vs. yerlerde, koyun, keçi; inek; sığır, Washinghton portakal vs. bulunmaz?

Yaratılışçılar evrime karşı bilimle saldırıyor izlenimi verirler ama yaratılışçılığı çökerten bilimdir. Evrim de zaten bilimin bir parçasıdır. Bilimden bağımsız birşey değildir. Yaratılışçıların evrim karşıtlığı, açıkça bilim düşmanlığıdır.

Sözde bilim (“pseudo science”), insan uygarlığının gelişiminin önündeki en tehlikeli engellerden biridir. Yaratılışçılık ise en popüler “sözde bilim” örneklerinden biridir.