13 Mayıs 2009

Muhammed'in Cinsel Hayatı 1

Muhammedin şehveti ve tanrısı

Muhammedin hevası, adaletin önüne geçiyor:

Aişe: Günümü kimseye vermem!

Muhammedin karıları arasında hizipleşme

Muhammed in Karıları: Adalet isteriz!

Muhammed: Bana vahiy, yalnızca Aişenin gününde geliyor!

49 yaşındaki adam (Muhammed), 6 yaşındaki bir çocuk (Aişe) ile evleniyor:

Aişe 9 yaşındayken 52 yaşındaki Muhammed ile gerdeğe giriyor:

Bir kız 9 yaşına geldiğinde, İslam hukukunda şehvet konusu oluyor:

Aişenin kaybolan kolyesi ve Safvan:

Aişe zina ile suçlanıyor:

Beklenen vahiy bir türlü gelmiyor:

Aişenin zina etmediğine ilişkin 18 ayet birden iniyor:

Muhammed'in şehveti ve "tanrı"sı



Karılarından Aişe, Muhammed'e şöyle diyor:

-"Ma era rabbeke illa yüsariu hevake" (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu't-Tefsir/33/7,Kitabu'n-Nikah/29;Diyanet yayınlarından Tecrid, hadis no:1721;Müslim, e's-Sahih, Kitabu'r-Rıda/49,hadis no:1464;İbn Mace Sünen, Kitabu'No:-Nikah/57, hadis No: 200; Ahmed İbn Hanbel,6/134,158)

Nedir bu sözün Türkçesi?

"Vallahi Rabbinin, senin arzunu hemen yerine getirdiğini görüyorum." (Ahmed Davudoğlu, Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi. 7/402)

"Rabbin Teala (kadınlarının değil) ancak senin arzunun tahakkuna müsaraat ediyor. (Çeviri: Kamil Miras, Diyanet Yayınlarından)

Aişe'nin sözü dilimize şöyle de çevrilebilir:

"Bakıyorum da, senin Efendi Tanrın , yalnızca senin şeyinin keyfini (hevanı) yerine getirmek için koşuyor."

Hadiste, efendi tanrının yalnızca Muhammed'in hevası için koştuğu açıkça belirtiliyor.

Heva: İnsanın arzusu, isteği. Ama buradaki herhangi bir arzu, istek değil; cinsel istektir söz konusu olan. Çünkü buradaki konu, cinsel isteğin üzerinde durulduğu bir konu. Ayrıca "heva" söylendiğinde ilkin bu kavramda kullanılır. Rağıp da, heva için : "Meylun'nefsi ile'eş-şehveti" (Bkz. Müfredat, Heva) diyor. Yani "nefsin şehvete eğilimi."

Rağıp, aynı yerde, hevanın "şehvete eğilimli olan nefsin kendisi için de söylenebileceği"ni belirtiyor.



Aişe neden böyle diyor?

Muhammed'in çok karısı var. Yaşlanmış olan Sevde Bint Zema'nın dışında hepsi genç, hepsi güzel. Ve hepsi de cinsel istekli. Adalet olsun diye, Muhammed'in bunlarla cinsel birleşmesi sıraya konmuştur. Sevde'nin dışında kimse, sırasını başkasına kaptırmak istemiyor. İşte bu böyleyken, "ayet" geliyor; durumu değiştiriyor:

Muhammed'in "heva"sı, "adalet"in önüne geçiyor:

Muhammed'in kadın seçimi, cinsel alandaki isteği, hadisteki sözcüğü ile hevası, adalete baskın geliyor ve sıra Muhammed'in isteği doğrultusunda, ayetle bozuluyor. Ahzap suresinin 51. Ayeti şu sözlerle başlıyor:

-"(Ey Muhammed!) Onlardan (yani karılarından) dilediğini geriye bırakır, dilediğini öne alabilirsin..."

Ne demek bu?

Hadis ve yorumlara göre şu demek:

-"Ey Muhammed! Artık nöbet, sıra zorunlu değil senin için. Nöbeti, sırası gelse bile, dilediğin karınla cinsel birleşmeyi erteleyebilir, ondan önce dilediğin karınla yatabilirsin."

Sözün özü: Kuran'ın tanrısı, Muhammed'in, karılarıyla olan cinsel ilişki düzenindeki işini kolaylaştırıyor. İlişkiyi sıraya koyma zorunluğunu kaldırıyor. "Hangi karınla ne zaman yatmak istersen özgürsün" diyor.

İşte bunun üzerine Aişe dayanamayıp o sözü söylüyor:

-"Görüyorum ki senin Efendi Tanrı'n, senin şeyinin keyfini ..."

Aişe, bu durumu daha sonra, Ahzap'ın 51. Ayeti gelince anladığını; 50. Ayet geldiğindeyse bunu pek anlayamadığını ve o nedenle, 50.ayette, Peygambere kendini (hem de mehirsiz olarak) verebilecek kadından söz edilince şu tepkiyi gösterdiğini belirtiyor:

-"Olacak şey mi? Bir kadın utanmaz mı ki, kendini bir erkeğe armağan etsin?" (Tecrid, hadis no:1721)

Karılar içinde ayrıcalıklı olanlar:

Muhammed, kimi karılarını daha çok severdi. Kimini de daha çok tutardı. En çok tuttuğu karılarının başında Aişe geliyordu. Ebubekir'in kızıydı, o nedenle de etkiliydi. Zaman zaman Muhammed'e kafa tutar gibi durumları bile olabiliyordu. Zeki de olduğu için, birtakım ayrıcalıklar sağlayabilmişti. Muhammed'in cinsel ilişkilerindeki sıra düzeni bozulunca, karılar içinde en çok yararlanan o olmuştu. Boşamasın diye Muhammed'in hoşnutluğunu kazanmak isteyen yaşlı ortağı Sevde Bint Zem'a'nın "gün"ünü almıştı. Başka kumaların gününde de Muhammed'le yatabilirdi. Muhammed istediğinde, kendi günüyse başkasına vermezdi. Muhammed'in canı başka kadınla yatmak istese bile vermezdi gününü, sırasını.

Aişe: "Günümü kimseye vermem"!

Aişe'nin anlattığına göre: Muhammed'e, herhangi bir karısının gününü, sırasını gözetmeksizin; dilediği karısıyla dilediği zaman yatma özgürlüğü veren "ayet", yani Ahzab suresinin 51. ayeti geldikten sonra da, Muhammed'in Aişe'nin gününde başka kadınla yatmak istediğinde Aişe'den izin alma gereği duyardı. İzin isterdi ama Aişe geri çevirirdi:

-"Eğer izin verme, vermeme yetkim varsa vermek istemiyorum. Tanrı elçisi! Bilesin ki hiçbir kimseyi sana (seninle yatmaya) yeğ tutmam."( Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu Tefsiri'l-Kur'an/33/7)

Hadisten anlaşıldığına göre, Aişe'nin bu karşı koyuşuna Muhammed artık ses çıkarmamış; "Ayet var. Ayet bana istediğim zaman dilediğim karımla yatma yetkisini vermiştir" dememiş ya da diyememişti.

Muhammed'in karıları arasında hizipleşme

Peygamberin karıları iki hizibe ayrılmıştı: Bir kesimde Aişe, Safiyye ve Sevde vardı. Öbür kesimdeyse Ümmü Seleme ve peygamberin öteki karıları. Müslümanlar, peygamberin Aişe'ye olan sevgisini biliyorlar; o nedenle depeygambere bir armağanda bulumak isteyen biri olduğunda armağanı sunmayı geciktirir; peygamber Aişe'nin odasına gittiğinde sunardı.

Muhammed' in Karıları: "Adalet isteriz!"

Bunu üzerine, Ümmü Seleme hizibi söylenmeye başlandı. Bu kesimde olan kadınlar gidip Ümmü Seleme ile konuştular:

-Ümmü Seleme! Peygambere söyle. Herkesle konuşsun; Peygambere kim bir armağan vermek isterse, peygamberin hangi karısının yanında bulunduğuna bakmaksızın armağanını sunmasını duyursun.

Muhammed aldırmıyor:

Ümmü Seleme, karıların dediklerini peygambere söyledi. Ama peygamber bir şey söylemedi. Karılar gelip Ümmü Seleme'ye sordular:

-Ne dedi peygamber?

-Bana bir şey demedi.

-Öyleyse bir kez daha söyle ona!

Ümmü Seleme, kendi gününde (ilişki için) geldiğinde peygambere yine söyledi. Ne var ki peygamber ona yine bir şey söylemedi. Kadınlar sorunca yine "peygamber bana bir şey söylemedi" dedi. Kadınlar da, "sana karşılık verinceye kadar söyle ona söylediklerimizi" dediler. Peygamber cinsel ilişki için dönüp geldiğinde, Ümmü Seleme ona kadınların dediklerini yine anlattı. Bu kez peygamber konuştu:



Muhammed: "Bana vahiy, yalnızca Aişe'nin gününde geliyor"!

-Aişe konusunda beni üzme! Bil ki, hiçbir kadın koynumdayken bana vahiy gelmez de, yalnızca o koynumda bulunduğu sırada bana vahiy gelir.

Bunun üzerine Ümmü Seleme şöyle dedi:

-Ey Tanrı Elçisi! Seni üzdüğüm için tanrıya sığınıp tevbe ediyorum!

Karılar, Muhammed'in kızı Fatıma'yı araya koyuyorlar:

Aynı kadınlar sonra peygamberin kızı Fatıma'ya başvurdular; onu peygambere gönderdiler. Şöyle demesini istediler:

-Karıların tanrı için senden, Ebubekir'in kızı (Aişe) konusunda (kayırmayı bırakıp) adaletli davranmanı istiyorlar.

Fatıma'nın aracılığı da bir sonuç vermiyor:

Fatıma da peygamberle konuşup kadınların dediklerini iletti. Peygamberse şöyle karşılık verdi:

-Kızcağızım (sevgili kızım)! Benim her sevdiğimi sen sevmezmisin?

Fatıma karşılık olarak:

-Evet!

Peygamber:

-Öyleyse sen de Aişe'yi sev!

49 yaşındaki adam (Muhammed), 6 yaşındaki bir çocuk (Aişe) ile evleniyor:

Yine Aişe'nin kendisinin anlattığını dile getiren bir hadis:

Bu hadisin başında, Aişe aynen şöyle diyor:

-"Peygamber benimle evlendi; ben o sırada 6 yaşındaydım."

Evet, bir yanda 49 yaşındaki Muhammed, öbür yanda 6 yaşındaki Aişe evleniyorlar. Muhammed ile evlendiği zaman Aişe'nin 6 yaşında olduğunun İslam dünyasında kabulu zorunlu. Çünkü bunu anlatan hadis, tartışmasız sağlam (sahih) kabul edilir. Bu hadisi, İslam dünyasında en sağlam olarak benimsenegelmiş olan Buhari'nin ve Müslim'in E's-Sahih’lerinde de buluyoruz.

Anlatıldığına göre evlilik gerçekleşiyor ama yine de 3 yıl kadar zifaf (yani cinsel birleşme) gerçekleşmiyor. Bu süre geçtikten sonra oluyor zifaf !

Aişe 9 yaşındayken 52 yaşındaki Muhammed ile gerdeğe giriyor:

Hadisi izleyelim. Aişe anlatıyor:

-"Ve be dokuz yaşındayken benimle gerdeğe girdi. Medine'ye göçmüştük. Haris İbn Hazrec oğullarına konuk olduk. O sırada sıtmaya yakalandım. Saçlarım döküldü. Saçlarım yeniden geldi; bölükler oluştu. Annem Ümmü Ruman bana geldi. Arkadaşlarım ile birlikte salıncakta sallanıyorduk. Annem beni çağırdı. Yanına gittim. Benden ne istediğini bilmiyordum. Elimi tutup alıp götürdü. Evin kapısına gelince durdu. Soluk soluğa kalmıştım. Sonunda soluğum biraz yatıştı. Annem, sonra biraz su alıp yüzüme başıma değdirdi. Sonra beni eve soktu. Bir de baktım ki bir takım Medineli kadınlar. Evdeler. Bana şöyle demeye başladılar:

-Hayırlı, bereketli olsun. İyi şanslar.

Annem beni bu kadınlara teslim etti. Bunlar benim saçımı başımı yıkadılar, beni güzel bir biçimde hazırladılar. Peygamberle birden karşılaşmaktan başka hiçbir şey beni korkutmamıştı. Kadınlar, beni ona teslim ettiler. Ve ben o sıralar 9 yaşındaydım."

Aişe, Muhammed'in koynuna verilmek üzere götürüldüğünde, salıncakta sallanıp oynayan bir oyun çocuğuydu. Yani Muhammed, 52 yaşında böylesine bir çocukla cinsel birleşimde bulunmuştu.

SAHİH-İ BUHARİ' DEN

Bir kız 9 yaşına geldiğinde, İslam hukukunda "şehvet konusu" oluyor:

Aişe 9 yaşındayken Muhammed'in koynuna sokulmuş olunca, İslam hukuku bundan şu sonucu çıkarıyor:" 9 yaşındaki bir kız, müştehat (şehvete konu olabilecek çağda) sayılır" diyor. Ve bu nedenle de 9 yaşındaki bir kız çocuğu ile evlenilebileceğini bildiriyor.

Aişe, Muhammed'in karısıyken büyüyecek ve 18-19 yaşına geldiğinde de Muhammed'in ölümü üzerine, kimi kumaları gibi, çok genç yaşta dul kalacaktır. Ve hiçbir erkekle evlenmemeye "mahküm" edilerek...Muhammed'in karıları, müminlerin anaları sayıldığı için...

Aişe'nin kaybolan kolyesi ve Safvan:

Muhammed, Mustalıkoğluları' na karşı gece baskını için yola çıkma hazırlığında. Yıl : Miladi 627. Bu sırada Muhammed, Aişe' yi de yanına almıştır. Aişe 9 yaşındayken Muhammed' in koynuna verildiği tarih, eğer Hicri şevval ya da zilkade 1 / Miladi mayıs ya da haziran 623 ise- 13 yaşındadır daha. Aynı gece baskınının sonucunda, tutsaklar arasında güzelliğiyle göze çarpacak ve başkasına düşmüşken alınıp Muhammed in koynuna verilecek olan Cüveyriyye' yle aynı yaşta. Devenin üzerinde kapalı bir yer ("mahmil"); Aişe de içinde. Gidilir; baskın yapılır, elde edilecekler elde edilir ve dönüş başlar. Gidiş Medine'ye doğru. Derken bir konak yerinde biraz kalınır. Gecenin bir kesimi. Bir süre sonra; kalkıp yola koyulmaya yöneliş. Tam bu sırada bir şey olur: Aişe çişi için ya da öbür işini görmek üzere birlikten ayrılır. Ayrılışını haber verse olmaz mıydı? Olurdu ama, kimseye haber vermemiş işte. Çişi ya da öbür işi olup bittikten sonra döner; ama bir terslik: Göğsünü yokladığında, kolyesini bulâmaz ve kopup düştüğünü anlar. Geri dönüp gerdanlığını aramaya koyulur. O sırada Aişe devesinin üzerindeki kapalı yerinde bulunuyor sanıldığı için herkes habersiz ve birlik uzaklaşıp gitmiştir. Aişe, kolyesini bulur; ama işte o saatlerde, yolda yapayalnız. Konaklandığı yere gelir, orada bekler. Gelsin götürsünler diye... Beklerken uyku bastırır ve uyur. Ve bu sırada: Muattal Oğlu Safvan. Arkadan gelmiş, Aişe' yi görünce de şaşırmıştır. Şaşkınlığını anlatan sözler. Onun bu sözlerine de Aişe uyanır. Safvan, Aişe' yi devesine bindirir. Yola koyuluş. En sonunda, bir konak yerinde birliğe ulaşılır. Bu sırada da dedikodular başlar... Aişe' nin kendi anlattığına göre gerçek bu. (Bkz. Buhâri, e's-Sahih, Kitabu'ş- Şehâdât/15; Kitabu'I-Meğâzî/34; Tecrîd, hadis no: 1151; Müslim, e's- Sahih, Kitabu't-Tevbe/56, hadis no: 2770.)

Olayda akla gelen sorular:

1) Aişe çişi ya da öbür türlü işi için ayrılıp giderken kimseye neden haber vermemişti? Eğer bunun nedeni, çocuk yaşta oluşu idiyse; bu yaşta oluşu biri tarafından kandırılmaya da elverişli değil miydi?

2) Aişe ayrılıp giderken o denli insan içinde nasıl olmuştu da kimse görmemişti? Gören olmuştuysa, dönüşü neden izlenmemişti? Döndüğü görülmedikçe, "dönmüş; mahmiline girmiştir!" yargısı nasıl oluşmuştu?

3) Hadiste belirtildiğine göre, Aişe'nin deve üzerindeki "hevdec"ini (mahmil) indiren, sonra yine yükleyenler ve Aişe' ye "hizmet edenler" vardı. (Hadis'e aynı kaynaklarda bkz.) O "hevdec", dinlenme yerinde deveden indirildiğine göre, sonra deveye yüklenirken içinde Aişe var mı, yok mu diye niçin bakılmamıştı? Hizmet edenler bakabiilrlerdi.

4) Yine hadiste belirtildiğine göre, "hicab" yani erkeklere karşı "örtünme, perde ardına geçip saklanma" gerektiren bir ayet hükmü bulunmadığı zamanlarda, Safvan, Aişe' yi görmüştü. (Hadise, aynı kaynaklarda bkz.) Yani Safvan' la Aişe birbirlerini tanıyorlardı. Bu "tanışma", ileri ölçülerde bir "anlaşma" ya varmış olamaz mıydı?

Aişe "zina" ile suçlanıyor:

Aişe'nin Safvan' la yolda "neler yapmış olabileceği" üzerinde duruluyordu. Yoğunlaşan kuşku. Dedikodular alıp yürümüştü. Son derece yaygın bir duruma gelmişti giderek. Muhammed' in bile Aişe' ye karşı olan her zamanki tutum ve davranışında bir değişme olmuştu: Aişe diyor ki: "Medine'ye gelince ben bir ay hastalandım. Meğer o sırada, iftiracıların dedikoduları dolaşıyormuş. Hastalığımda beni işkillendiren bir şey oldu: Peygamber'den de, her hastalığımda gördüğüm ilgiyi inceliği artık göremiyordum. Yalnızca gelip selam veriyor ve 'nasılsınız?' diyordu, o kadar." (Hadis'e aynı kaynaklarda bkz.)

Aişe dedikoduları duyup öğrenince üzülmüştür. Hastalığı daha da artmıştır bunun üzerine. Muhammed'den izin alır ve babasının evine gider. Orada da, durumuna ilişkin "Tanrısal bir açıklama" bekler. (Aynı hadise bkz.)

Beklenen "vahiy" bir türlü gelmiyor:

Hadiste, bu olaya ilişkin "vahy"in "gecikmesi"nden sözediliyor. Ve Muhammed, "karı"sından, yani "Aişe"den ayrı kalışından doğan soruna çözüm için yakın çevresini topluyor. Bunların içinde Ali de vardır. Ali, görüşünü şöyle dile getiriyor:

- "Ey Tann Elçisil Tanrı dünyayı sana dar etmedi ya! Aişe'den başka da kadın var, kadın çokl" (Bkz. Aynı hadis.)

Ali, gerçeği öğrenmek için Aişe'nin cariyesi Berire'nin tanıklığına da başvurulabileceğini söylüyor Muhammed'e. Muhammed bu tanıklığa başvurdugunda, cariye, "hanımı için iyilikten başka bir şey bilmediğini" söylüyor. Muhammed sorup soruşlurduğuna göre, belli ki adamakıllı "kuşkulu". Bu "kuşku", onun Aişe'ye söyledigi yine aynı hadiste açıklanan şu sözlerden de çok açık biçimde anlaşılıyor:

Muhammed: "Aişe! Böyle bir suçun varsa tevbe et!"

- "Aişe! Senin hakkında bana şöyle şöyle dedikodular geldi (Safvan'la ilişki kurduğundan sözediliyor). Eğer bu suçu işlemedinse Tanrı seni aklayacaktır. Ama eğer işledinse bu suçundan dolayı Tanrı'ya yönel, tevbe et! Çünkü bir kul, suçunu boynuna alır ve tevbe ederse, Tanrı da onun tevbesini kabul eder." Aişe, Muhammed'in bu sözlerine, babasının ve anasının karşılık vermelerini ister. Onlar karşılık vermeyince de, Muhammed'e kendisi karşılık verip sonucu sabırla bekleyeceğini söyler.

Ve sonunda "vahiy" geliyor:

Konuşmadan sonra Aişe, yatağına dönmüştür. "Bekleme"de... Aişe, kendisinin söylediğine göre, hakkında "Kur' an ayeti" ineceğini filan beklemiyordu. "Ben kim oluyorum ki Tanrı, Kuran'da benim sorunuma ilişkin ayet indirsin!" türünden açıklaması var Aişe' nin. Yine açıklamasına göre, beklediği yalnızca, "Muhammed' in rüya görmesi" ve onun "rüyasında aklanması". Ama beklediğinin ötesinde olur gelişme: Muhammed her vahiyde olduğu gibi özel bir duruma girmiştir. Daha sonra da konuya ilişkin "vahyin geldiğini" açıklar. Aişe' ye anası, kalkıp Muhammed' e "teşekkür" etmesini söyler. Ama Aişe bunu yapmaz; vahyi gönderen "Tanrı" olduğuna göre, Muhammed' e değil; O' na teşekkür etmesi gerektiğini belirtir. (Bkz. Aynı hadis.)

Aişe'nin "zina" etmediğine ilişkin "18 ayet" birden iniyor:

Onca (hadise göre bir ay) gecikmeden sonra "vahy" gelmiştir. Hem de kimine göre "10 ayet", kimine göreyse "18 ayet" birden... (Bkz. Nûr, ayet: 11-20. Buna göre toplam: 10 ayet. Ama tefsirlerde toplam: 18 ayet olduğu belirtilir. Bkz. Nesefi, Tefsir, 3/134; F.Râzî, e't-Tefsiru'l-Kebîr, 23/173.) Bu ayetler, birinci ve ikinci orijinalleri yakıldığı için Muhammed dönemindeki biçimini tam olarak bilemediğimiz (bunun için daha sonraki yazılara bkz.) Kur'an' ın bugünkünde, Nur Suresinde yer alıyor. Bu ayetlerde, "zinayı" kanıtlamak için "dört tanık göstermek gerektiği", bu gösterilmediği zaman iftira olacağı açıklandıktan (bkz. Nur, ayet: 13) sonra, ad vermeden "iftira edenler" çok ağır biçimde kınanıyor.

İşte âyetlerden bir kesim (Diyanet'in resmi çevirisiyle):

- "Muhammed' in eşine o yalanı uyduranlar, içinizden bir gürûhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın. O, sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine, kazandığı günâh karşılığı, cezâ vardır. İçlerinden elebaşılık yapana ise, büyük azâb vardır. Onu işittiğiniz zaman; erkek, kadın mü'minlerin, kendiliklerinden hüsn-ü zanda bulu- nup da: 'Bu apaçık bir iftiradır!' demeleri gerekmez miydi? Dört şahid getirmeleri gerekmez miydi? Işte bunlar, şâhid getirmedikçe Allah katında yalancı olanlardır. Allah'ın dünyâ ve âhirette size lutuf ve merhameti olmasaydı o kötü sözü yaymanızdan ötürü, büyük bir azaba uğrardınız. Onu dilinize dolamıştınız. Bilmediğiniz şeyleri ağzınıza alıyordunuz. Onu önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysa Allah katında önemi büyüktü. Onu işittiğinizde: 'Bu konuda konuşmamız yakışık almaz. Hâşâ, bu, büyük bir iftiradır.' demeniz gerekmez miydi?" (Nûr, ayet: 11-16.) .

Yine sorular:

1- 12. ve 13. ayetlerde, Aişe konusunda söylentiler çıktığında bu söylentileri duyanlar, "Bu, apaçık bir iftiradır. Bu, büyük bir iftiradır." demedikleri için kınanıyorlar. Ayetlerin bu kınaması, Muhammed' in yakın çevresini, hatta kendisini de içine almıyor mu? Çünkü onlar da "açık bir iftira, büyük bir iftira" olduğu kanısını taşımıyorlardı:

- Ali'yi ele alalım. Böyle bir kanıyı taşımadığı için, Muhammed'e Aişe'yi boşamayı önerdiği anlamına gelen sözler bile söylemişti.

- Muhammed'in kendisini ele alalım: Böyle bir kanıyı (iftira olduğu kanısını) taşımadığı içindir ki, Aişe'ye, eğer ileri sürüldüğü gibi bir suç işlediyse, bundan dolayı "Tevbe" etmesini önermişti.

2- Ayrıca, kimsenin elinde herhangi bir kanıt bulunmadan, "iftira" olduğu konusunda kesin bir yargıya varması nasıl beklenebilir? Kuşkusuz "kanıt" bulunmadığı için "zina" suçunun işlendiğine de yargıda bulunulamaz. Ama tersine bir kanıya varmadılar ve "iftiradır" hem de "apaçık bir iftiradır, büyük bir iftiradır" demediler diye insanlar nasıl kınanabiliyor?

3- Ayetlerden ve kimi "rivayetlerden" anlaşıldığına göre: Aişe konusunda dedikoduları yayanlar, yalnızca "münâfıklar" da değildi:

- 14. ayeti ele alalım: "Allah'ın dünya ve âhirette size lutuf ve merhameti olmasaydı, o kötü sözü yaymanızdan ötürü, büyük bir azaba ugrardınız." deniyor. Demek ki, "o kötü sözü yayanlar" için Tanrı' nın "dünyada ve âhirette lutuf ve merhameti" olmuştur. Bu durumda olanlarsa, "Tanrı katında kâfir" sayılan "münâfıklar" olamazlar. Yani bunlar, "münâfıkların" dışındaki müslümanlardır. .

- 11. ayette sözü edilen "elebaşi'nın kim olabileceği üzerinde durulurken, kimi rivayette bu kimsenin "münâfıkların başı Abdullah Ibn Übey" olduğunu ileri sürerken, kimileri de buradaki anlatımın kapsamı içine, Muhammed'in ünlü şairi Hassan Ibn Sâbit gibi önemli kişilerin de girdiğinden söz ediyor. (Bkz. Taberî, Camiu'l-Beyan, 18/69-70; F.Râzî, 23/174; Tefsiru'n-Nesefî, 3/134.)

Bunlara ne demeli?

4- Tanrı "vahiyle" açıklama yapacaktı da, bu açıklamayı daha önce, yani dedikodular oluşup yayılmadan niçin yapmadı? Neden "bir ay" bekledi de, başta "peygamber"i ve sevgili karısı olmak üzere herkesi üzdü? Gelişmeler neden böyle olmuştur?

5- Bir "zinanın" kanıtlanması için "dört tanık" istemek, gerçekçi bir yaklaşım mıdır?

Hadiste belirtildiğine göre: Aclanoğulları'nın ileri gelenlerinden Medineli Asım Ibn Adyy in ve aynı kabileden Uveymir'in "Peygamber"den bir sorulan olur:

- Bir adam, karısını bir adamla zina ederken bulsa ne yapmalı? Karısının tam karnı üzerinde bulsa? Eğer gidip dört erkek tanık bul- maya yönelirse, zina eden adam işini bitirip gidecektir!!! Dört tanık mı aramalı, yoksa..? (Hadisi ve soruyu çeşitli biçimiyle görmek için bkz. F.Râzî, 23/164; Buhâri, e's-Sahih, Kitabu Tefsiri'l-Kur'an/24/1; Tecrîd, hadis no: 1716; Ebu Dâvüd, Sünen, Kitabu't-Talâk/27, hadis no: 1716; Ebu Dâvûd, Sünen, Kitabu't-Talâk/27, no: 2245.)

Bu soru, "zina" için "dört tanık" isteniyor olmasından kaynaklanmıyor mu?

Devamı: Muhammed'in Cinsel Hayatı 2

61 yorum:

  1. Şimdi 49 yasındakı bir adamın 6 yasındakı bır kızla evlenmek istediğini görsek tacız sayar sapıklık sayar infaz etmeye çalışırız. Bu her toplum için aynı bir olgudur. Bu insalık için değişmez bir ayıptır. Peki öyleyse bu ayıbı yapan birini üstelik kendını peygamber ilan etmış neden saygı duyalım neden böyle ahlaksız bır davranısta olan ınsanın ümmeti olalım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgi hanım, siz kaç yaşındasınız acaba

      Sil
  2. ben ezelden beri araştırmacı bir insanımdır yaşım ilerledikçe bu dahada arttı çelişkiler aldı başını gitti.sitenizi inceliyorum her sorunun bir mantklı açıklaması vardır gördügüme göre varsayımlarla anlatım yapmıyorsunuz hep sureve hadislerle konuyu atmasyonluktan çıkarıyorsunuz.bu zamana kadar kuranı hep ögretici ve dogrulara yönlendirici olarak okudum ve ders aldım.hadisler zaten rivayetten öte gidemez adı üstünde tırmıziden rivayete göre gibi .ama kuran öyle degil. anlatımı ve anlaşılması profösyenelce tambir sanat eseri.incili tevratı okudum sanki roman okumuş gibi yazar kendince yorumlar katıp yazmış gibi yani insan azı oldugu belli.basit anlatım. ama kuran öyle degil.asıl konuya geleyim cahiliyet döneminde millet puta taparken biri çıkıyor seneler sürecek bişekilde vahiy yoluyla deri sayfalara bunları yazdırıyor.diyelimki bu vahiy yoluyla gelmiyor muhammet bunu ortama göre yorumluyor peki ozaman muhammet daha okuma yazma bilmeyen bir adam nasıl oluyorda ibranice yazılan tevratı su gibi biliyor hıritiyanların inciligini hatim ediyor.üstelik anlatım yorumu insan üstü ya çıkakıllı yada bize tarih yanlış aktarılıyor.tanrı yoksa muhammart bunu nasıl başarıyor.şimdiki teknoleşi olsave şimdiki herhanki bir bu konuyla ilgili profosör bu işi başara bilir ama muhammet bunu başarıcagını sanmıyorum.ama çelişkiler içindeyim kuran sanki ozamanın insanlarına heleki peygambere çok kolaylıklar salamış peygamberin şevhetine baya kolaylık getirecek faydalar salamış anlam getiremedim.çokça bahsedilmiş.sorum şu muhammet nasıl bir ortamda imiş araştırıp bana geri dönün. msnem mkkorg55@hotmail.com.

    YanıtlaSil
  3. su son yazar ne güzel demiş. "araştırıp geri dönün"...

    bide en başta "araştırmayı seven, yaşım ilerledikçe araştırmaya devam eden biriyim" demiş.

    yani müslümansın diye seni ezmek istemiyorumda. ortada kuran var, hadisler var, diger dinsel kitaplar var, sünnetler var illaha bir ateist araştırmacı bunları okuyup sana bilmi versin mi istiyorsun. tamam müslümanlar araştırmayı, merak etmeyi felan sevmezde seninkide tam bir saçmalık.

    madem birşeyi merak ediyorsun alır önüne interneti sure sure okursun kuranı. sonra hadis hadis okursun hadis kitaplarını. tarih kitaplarını alıp o dönemde neler olmus diger tarafsız yazarlardan alırsın bilgiyi.

    müslümansınızda bu kadar belli etmeyin kendinizi kuzum.

    yazı için ayrıca teşekkür ederim çok güzeldi.

    YanıtlaSil
  4. ne yani. insana verilen et ve kemikten başka bu ruh .. yani bi korku bi merhamet duygusu acıma duygusu üşüme terleme v.s bunlardamı bir tesadüf? ki belki kuran insan yapımı olabilir ama bir insan bir tesadüf eseri olamaz. ki benim b yazıyı okuduktan sonraki düşünceme göre tanrı var ama insanlara hiç bir kitap göndermemiştir verdiği akılla doğru yolu bulmalarını beklemiştir... saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte sorunda bu zaten. Bir güç var ama bu insanlara saçma sapan kitaplar gönderen ve bizi birbirimize kıydıran allah denen şey değil. bir yaratıcı ama onun bir isme bile ihtiyacı yok.

      Sil
    2. tanrı dediğimiz şey doğanın kendisi aslında bu güç milyar yıllık kimyasal reaksiyonlar,evrimlerdir.sadece binlerce yıllık din tarihi olarak görme evreni söz konusu olan milyar yıllık evrimler ve kimyasal reaksiyonlar tamamen bundan ibaret

      Sil
    3. hic bir güc yok,sadece okuyun ve sorgulayin milyar yillari bir kafanizdan gecirin,bugünkü pozitif bilim bize en cok 10 bin yillik gecmisten bilgi verebiliyor...! Peki Milyar yillarin bilgisi nerde..! Ewrim i anlamak icin,insanin ömrü yetmiyorki..!

      Sil
  5. herkesin dini inancı kendinedir kimse kimseyi bağlamaz yazılanlar tamamen kişinin kendi inancı doğrultusunda bir yorumdur bu yorum hiç bir zaman gerçek doğru değildir.herkes bildiği gibi değil inandığı gibi yaşar;yaşadığı gibi ölür.

    YanıtlaSil
  6. Allah,in isi gücü yokta bu adamin s..nin derdiylemi ugrasmis, allahin ilgilenmesi gereken koca bir evren varken sen tut bu cinsel sapik yasli muhammedin cocuklarla yaptigi pedofili iliskiyi ve yattigi cocuklarin zina yapmadigi uzerine ayet gönder, vay beeee 9 yasinda cocukla iliskiye giren igrenc sapik, adam ammada kurnazmis, tabi o zaman icin , simdi kimse yutmuyor bunlari, islam dini iflas etmistir ,cagin insaninin mantigina birebir aykiridir.

    YanıtlaSil
  7. aklı biraz calısan dinin siyasi birşey oldugunu anlar zaten..

    YanıtlaSil
  8. Müslüman olmama rağmen bu konular hep benim kafamı karıştırmış, beni çelişkiye düşürmüştür.Ama bu yazıyı yazarken gerçekten üslubunuz beni üzdü.Biz müslümanlar olarakta farklı fikirleri bilmek istiyoruz ama bu üslupla nereye kadar ki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doğru bir bakış açısı. yalnız ben bunu bunca zamandır yalanlardan bıkmış insanların kendini ifade edişi olarak görüyorum. bir sıkılmışlık var herkeste

      Sil
  9. Vay be koskoca alemlere rahmet olarak indirildiği söylenen Kuran 'da Muhammed'in yatak odasından, cinsel hayatını nasıl düzenlemesi gerektiğinden bahsediliyor.

    İlginc...

    YanıtlaSil
  10. sitenizde bu yazı ve tek tanrılı dinler iler sümer din arasındaki benzerlikler konusunu ele alan yazıları okudum.. benim dikkatimi çeken nokta her nekadar burda belirtildiği gibi üç kutsal dinin sümer diniyle benzerlik göstermesi bu onların sümer dininden kopya edildiği veya taklit edildiği anlamına gelmeyeceğidir. zaten özellikle islam dininde bu belirtilmiş allah her kavme peygamber gönderdiği ve bu yazının olmadığı zamnlarda daha sık olarak gerçkleştiği dini kitplarda belirtiliyor ee allahın dini peygamberden peygambere değişmeyeceğine göre sümerlilere gelen peygemberlerde aynı vahiylerle toplumlarının karşısına çıkmış olmaları muhtemeldir.. bire bir örtüşmemesinin sebebi ise dinlerin zaman içnde tahrif olmalarıdır ki bu yüzden allah sürekli olarak peygamber gönderip insanlara dinlerini hatırlatmıştır. bu günümüze geldiğimizde ise evet islamda tahrif edilmiştir. şu an yaşadığımız dinin islamın ilk zamnalarındaki saf temiz olduğu düşünülemez.şimdi tabi yukarıdaki ayetleri hadisleri örenk gösterbilirsiniz burdaki çelişki ne diyebilirsiniz ama ben bu tür tüm evren dururken bir tek kişiyi ilgilendiren ayetlerin de aslında evrensel olduğunu düşünüyorum. bu ayet sadece muhammede inmemiştir ayrıca onun nezninde tüm insanlığa zina konusunda kural getirmiştir.

    YanıtlaSil
  11. ALLAH NEDEN BU SİTEYİ HACKLEMİYOR

    YanıtlaSil
  12. Aişe sultan: "Bakıyorum da, senin Efendi Tanrın , yalnızca senin şeyinin keyfini (hevanı) yerine getirmek için koşuyor."

    günümüzde de, çapkın insanlara "şeyinin keyfine göre" deyimi vardır ya, öyle garibime gitti, çok eski bir deyimmiş demekki...:)

    YanıtlaSil
  13. Sayin arkadaslar,cocuklugumdan beri beynimde olusan soru isaretlerinin,cevaplarini zamanla görüs acimi cok,cok genisleterek,arastirarak sonunda taslari yerine oturta bildigimi saniyorum.her duydugunuz veya size ögretilene hemen itaat etmek, onu size ögetenlerin zaten en büyük amacidir,ben TURAN DURSUN`un DIN BU ciltini okuduktan sonra(herkese tavsiye ederim),islam hakkindaki görüslerini,yorumlarini cok begendimki, kendisi cok büyük bir müftü olmakla beraber,kendini cok gelistirmis,yalniz Islami degil,tüm kitaplari,atatürkcülügü,kominstligi arastitmis,ve sonunda hepsi hakinda dogru olanin kararini verebilecek tek kisi olarak gördüm . neyaziki cahil dar görüslü yobazlar, böyle kisilerin basina sikarak katlediyorlar, cünkü adama cevap veremiyorlardi.
    saygilarimla
    almanyadan neuss 15 01 2011 Aziz SEN........

    YanıtlaSil
  14. sene 2007 katolik hastanesinde is kazasi nedeniyle yatiyorum.
    haberlerde,papa Benedic"in müslümanlara hakaret icerikli,tanimamazligi gibi yorumu islam aleminde büyük veolumsuz tepkiler vs,olaylar ve haftasinda dinayet baskaniyla süleymaniye camiinde af niteliginde saygi gösterisi hatirlarsaniz,bu durumu hastande tartisirken,
    hastalara,dertlere yardim amacli orada olan bir Rahiple
    durumu tartisma demeyimde neden,nicin,nasil olarak ele aldik,rahip benim, biraz farkli ve medeni düsünceli oldugumu farkedince,papanin bu
    yorumunu söyle acikladi:
    1:Hiristiyan alemi neden islami tanimiyor,
    cevap:allah neden kurani sayfa,sayfa indirdi
    birseferde indirmeye gücü yok muydu,tercüme etmek ancak böyle olabilirdi,
    muhammedin 3 sene yahudi bir din adamindan okuma yazma, zaten tüccar oldugundan dilleri tümüyle cok iyi bildigini bu zaman icinde,
    muhammedin tercüme usulüyle kuranin peyda oldugunu cok önemli: tüm bu olaylarin vatikanda
    yazili olarak ,ozamanlardan kalma,belgeler oldugunu,yahudilerle,islam arasindaki bir cok benzerliklerden Oruc ,Sünnet,Cenaze yikama ve hatta,kabeden önce(eski kible) kudüse dogru namaz kilindigini vs,vs.

    Ve bu 6 yasindaki kiz cocugu sapikligi,hala kizi
    akraba evliligi,sünnetdir deyip $uanda bile akraba evliliginden dogan binlerce sakat cocuklar cocuklar cocuklar ve tüm bunlara yanlisdir hatadir pisliktir diyemiyecek kadar
    aciz,kalmis bir toplum .
    saygilarimla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1- Koskoca evreni yaratan Bir yaratıcı Kur'an gibi yüce bir kitabı da isterse anında indirebilirdi. Ancak bazı durumların olgunlaşma süreci vardır. Ve tek başına Kur'an bile İslam dinini anlamaya yeterlidir. Kur'an'ı açıp da herhangi bir durum için bulamayacağın bir yanıt yoktur.

      2-Madem ellerinde Bu konulara ilişkin çok önemli(!)kaynaklar var neden açıklamıyorlar. Ben şimdi Araştırma yaptım ve birşey bulamadım eğer bu vatikanda saklanan gizli belgeleri bizde görebilirsek iyi olur.

      3-Sonuçta Yahudilikte, Hristiyanlıkta, İslam da Allah (c.c) nün indirdiği dinlerdir ve birçok ortak noktasının bulunması gayet normaldir.

      4-Herkesin olgunluk yaşı farklıdır. O zamanki çevre durumu ve şartlar kişileri erken yaşta olgunlaştırabiliyor, ki günümüzde de 13 yaşında 2-3 bebeği olan genç kızlar vardır.
      Yalnız onlara karşı bu kadar kin püskürmemenizin tek sebebi vardır. O da onların peygamberlik ilan etmemesidir. Çünkü kendinize göre Peygamberde bir açık yakalamış ve bunu göze batırarak yaptığı bütün güzel şeyleri geri plana atmaya çalışıyorsunuz.

      Ayrıca yukarıdaki yazıyı sadece kendi bakış açınızla yorumlamışsınız. Müslümanların bu konu hakkında neler dediğini hiç yazmamışsınız ve hiçbir görüş belirtmemişsiniz. Kur'an ayetleri ve hadisleri kendi bakış açınızla yorumlamışsınız. Ve tabii ki de yine kendinizi haklı çıkarmaya çalışmışsınız. Teşekkürler

      Sil
    2. Sakın fikirlerinden ayrılma, aferim

      Sil
    3. o kadar sapıksınız ki, inanç dediğiniz şey, 50 yaşında bir adamın 9 yaşında küçücük bir kızla cinsel ilişkiye girmek istemesini ve hatta girmesini dahi olabilir hale getiriyor.nedeni de bu adamın peygamberiniz olması.çünkü o da bazı yanlışlar yapabilir öyle değil mi? ve bunları dile getirmek size göre basitçe bir "kendimize göre açık yakalamak" öyle mi? "günümüzde de 13 yaşında 2-3 bebeği olan genç kızlar vardır." demişsiniz. Bu normal yani?! siz hangi ortaçağdasınız hala?

      Sil
  15. ARaplarda yas kadin yetiskin oldukdan sonra hesaplanir yani orada Ayse(r.a)nin 19-20 civari yasi olmustur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman Muhammed'in diğer karılarının ve islam tarihindeki diğer kadınların yaşını da aynı şekilde hesaplamamız gerekir ve ortaya mantıksız durumlar çıkar. Örneğin Hatice 55 yaşında iken Muhammed'le evlenmiş olmalı senin mantığına göre. Gerçekleri gizlemek adına uydurma argümanlar üretmekten bıkmadınız.

      Sil
  16. Sayin adsiz arkadasim.19,02,2011 deki yorumunuza
    katilmiyor,dogruyu yalanliyarak,dürüstlükten taviz
    vererek,bu pislikleri örtmek icin,insanlari yanlis
    ve gercek disi yorumla,tarihi degistirmek kimsenin hatti degil,hakki degil, kimseyede yakismaz.
    ayse'nin kendi yorumlari,ayet,hadisler(tecrit hadis,sahih,rida,sünen nikah,ahmed ibn,habel vs)'i
    hepsini yalanliyor, gerceklerden neden kaciyorsu
    nuz,sözüm yalniz size degil bu gibi görüsleri
    yazan ve savunan kisi ve bunlari destekleyen,kafasini yormaktan maruz kimselere.
    Ayse salincaktan alinip götürmesi ve sonrasi vs
    öyle yersiz, gercek disi,sadece muhammedin pisligini örtmek icin yapilan uydurmalar,
    yorumlar.bir tanesi cikiyor pisligi örtmek icin
    araplar kadin yasinin adet gördükten sonra basladigini öne atarak ,ayseyi 6 yasindan 19-20 ye cikarip,bu duruma bir agument(mana,sepep)bulduklarini sanip tüm insanlari yanlisa yönlendiriyorlar.sizin gibilerde evet simdi bir agument bulduk bunu yayarak,savunarak bu pisligi,örtebiliriz gibi yorumluyanlardir.
    ben Ayse hakkinda bu pisligi örtmek icin öyle
    yersiz hattini asan yazi okudumki,bu kisilerin
    yukarda saydiklarim ayet hadisleri yalanliyarak tarihe ve insanliga zarar
    verdiklerine kanaat getirdim,ve bu kisiler bir kiz cocugunun bu yasda böyle seyleri hatirlamasi
    nin mümkün ve yersiz olabilecegini yorumliyarak
    dahada cirkinlesiyorlar,
    saygi deger arkadaslar her kim olursa olsun düsünmenizi rica ediyorum,6 veya 9 yasindaki bir
    cocugun bir yasli adamin koynuna atilmasi ,o cocukta,ömür boyu unutamayacayi bir pisojelik
    bir ani olarak kalmasi tabiidir,ve olay cok ciddi bir dersdir. biz bunlardan ders almayip
    böyle pislikleri örtmeye, hatta desdeklersek
    kendimize ve gelicek nesillerimize en büyük zarari vermis oluruz.
    saygilarimla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 9 yaşında bir çocukla evlendiği bir gerçek ama

      Sil
  17. madem mantık arıyorsunuz aişenin burdaki kanışmalarına bakın ben bu konuşmalardan bir çocuk konuşması çıkaramadım şahsen onun için yetişkin olduğunda heseplanıyor diyen arkadaşın doğru söyleme ihtimali yüksek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya aişe genç kız olsa dahi ki bunu hiç sanmıyorum.yaşlı bir adam hangi mantıkla genç bir kızla evlenir amaç ne olabilir.onu korumak olabilir mi.insanın aklına tek bir amaç geliyor. cinsel olarak daha tatmin edici birine ihtiyaç duyulması.
      güya muhammet tüm dünya insanlarına örnek olması için gönderilmiş.bu büyük sorumlulukla dünyaya gönderilen bir insan düşünmezmiki ya ben bu kızla evlenirsem insanlar benim şehvet peşinde koştuğumu düşünür oysa ben bütün insanlara örnek olmalıyım diye.
      şahsen ben bile ki ben sadece kendimden sorumluyum böyle bir işe kalkışırken insanların ne düşünecegini önemserim.muhammet nedense böyle düşünmemiş.

      Sil
  18. saygi deger adsiz arkadasim,tabiiki ayse`nin 6 veya 9yasindayken bu olaylari kaleme veya söylesiye cikarmasi mümkün degil ama insanlar büyüyüp olgunlasinca unutamadiklari,unutamiyacaklari olaylari,iyi veya kötü yorumlayabilirler,kaldiki ayse cok akilli,cüretkar,haklarini savunan,koruyan bir kisi olarak bu olanlari pek tabii dogru,cüretkarca yorumlayabilecek kisiliye sahiptir.saygilarimla

    YanıtlaSil
  19. Sayin adsiz arkadasim,siz cocuklugunuzdaki iyi veya kötü bir unutamiyacaginiz olayi,suanda yorumlamaya kalkasiniz,ayni cocuksu bir dildemi,yoksa daha iyi fikir,düsünce,nasihat,icererekmi kaleme alirdiniz,tabiiki aysenin cocukken bu yorumlari yapmasi olanaksiz vezaten ozamanlarda bir kiz cocugunun degil konusma söz hakki bile olucagi olanaksizdir,ama ayse ne zamanki olgunlasmis,cüretkar,hakini savunan(ben sirami kimseye vermem)muhammede bile hakli oldugu zaman cevap verebilen bir kisi olarak.bu yorumlariyapabilecegi tabiidir,sizce bu mantiklimi yoksa?.saygilarimla

    YanıtlaSil
  20. Tabiki konusmalar cocuk konusmasina benzemez (adsiz).. cocukken anlatmiyor bu anilarini yetiskin bir kadin oldugunda anlatiyor..

    YanıtlaSil
  21. hayatımda bu kadar bilgisizce yazılmış bir yazı daha görmedim. Biraz araştırmış olmanızı temenni ederdim. Öncelikle kesin kaynaklara göre Hz. Ayşe 605-604 doğumludur. Arap örfünde bir kadının yaşı ergen olduğu günden yukarı sayılır. Yani 7 yaşında denen bir kız aslen 17-18 yaşındadır.Ve Hz. Muhammed'le evlenmeden önce Hz. Ayşe bir kez nişanlanmıştır. Hz. Muhammed'den önce Mutim b. Adi’nin oğlu Cübeyr b. Mutim (yaşı 19) nişan yapmış daha sonra bu nişan bozulmuştur. Sizin hesabınıza göre Hz Ayşenin ilk nişanıda -2 yaşına falan tekabül ediyor sanırım. Burda onlarca kaynak gösterebilirim. Bu arada Kur'an'a yaptığınız kendince yorum ve fikirlerinizin Kur'an'la alakası yoktur. Arapça bilmeden arapça bir eseri nasıl yorumluyorsunuz hayret etdim.

    YanıtlaSil
  22. böyle yazıları gördükçe çok üzülüyorum.Müslüman olmayabilirsin ama Müslümanlığı karalayamazsın arkadasım.Allah yardım etsin öteki tarafta size , Allahın resulune bu sözleri ettiğinizden dolayı ..

    YanıtlaSil
  23. özürünüz kabahatinizden büyük.sizin yaş hesebınıza göre muhammed kaç yaşında oluyor peki:)).her şeye kılıf hazır.hadi diyelim aişe 17-18 yaşındaydı.sizin hesabınıza göre olan yaşta olan bir adamın 17-18 yaşında biriyle evlenmesini nasıl normal karşılıyorsunuz.sonra bu kadar eş almasını nasıl normal görüyorsunuz.bu kadınları aşağlamak değilmidir?siz 3-5 tane eş alsanıza şimdi.almassınız çünkü kendinizden utanırsınız.ama konu muhammed olunca savunursunuz.bu kadarmı sağ duyunuz yok.bu nasıl bir cehalet.

    YanıtlaSil
  24. Hep ayni seyi soyluyoruz kurani acip okuyun kurani acip okuyun....ama arkadasim inananlarin kurani okuduklarinda ki psikolojik etkiden oturu bakis acisiyla inanmayan yada skeptiklerin bakis acilari sizce aynimidir?. soyle diyeyim ki son zamanlarda cok dikkatimi ceken ahzab suresinde muahmmedin cariyeleri ve karilarinin ona helal kilinip kilinmamasi yada aise ile ilgili dedikodularin kutsal kitapta yer almasi bu kitabin insanlik tarihine acaba ne kadar faydasi olur sorusunu doguruyor bende....ama inanan icin sahid olmusumdur ki muhammedin cektigi acilari dusundurerek(aise dramasindan dogan acilar ve bekleyisler hikayesi) onlari gozyaslarina boguyor yada dusunsenize camide tanri icin ibadet ediyorsunuz ve duanizda muhammede helal kilinan cariyesinden bahsediyorsunuz. bu gercekten cok komik geliyor bana......simdi arkadaslarim bide soyle bi sorun var 1500 yil once yazilmis bu kitapa hatta 3 kutsal dine o kadar yorum ve anlam yuklenmiski gunumuzde insanlar bu basit sacma cumlelere (saygisizlik etmek istemiyorum ama gercekten oyleler) bilimi, doga kanunlarini bagdastirmaya calisiyorlar. Bana ve benim gibi dusunenlere vereceginiz "KURANI OKUYUN" tavsiyelerini lutfen siz bir gozden gecirin bakin ne olacak......

    Ozet olarak tanri var yada yok ama bunun cevabini dogadan modern bilimden artik cok rahat arayis varken hala KURAN dan aramak bana biraz cagdisi geliyor

    Herkese Tesekkurler"""""""""""""""

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sonuç nedir? ne istiyorsun, ne olmalı , nasıl olmalı

      Sil
  25. bundan 3 yada 4 yıl öncesine kadar bende inançlı biriydim kendimi bildim bileli de inançlıydım. muhammed denilen vatandaşın 11 evliliğinin olduğunu okuyunca şoka girmiştim kendi kendime sordum nasıl olur da bir peygamber sekse bu kadar düşkün olur sonrası malum insan araştırmaya başlayınca her şey çorap söküğü gibi geliyor.tevrat, incil, kuran, eski dinler, mitoloji, peygamberler hepsi tek bir şey için varolduğunu anladım insanın insanlar için köleleştirilmesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hidayet bende arkadasin yorumu gibi 3-4 sene öncesine kadar allahin hidayete eren kullarindan idim kuran kursuna gittim kurani arapapca hatmettim yani anlamadan okudum birgün tesadüfen patronumun kuranin tükce mealini arabanin torpido gözünde gördüm meraklandim bu hikmet dolu kitap acaba nelerden bahsediyordu acaba okumaya basladim okudukca dehsete düstüm bu benim inandigim kitap olamazdi tekrar yeyni yeni tükce mealler aldim okudum okudum asgi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyorlardi cok farkli degillerdi sadece nüans farki vardi aralarinda daha cok merak sardim incili aldim tevrati aldim okudum tekrar okudum gine okudum baktim gördümki din denilen sey sadece saf temiz insanlari kandirmaktan baska birsey degilmis ama bu kaniya tevrati okuktan sonra vardim islamiyetin asli tamamenyahudi dinine endeksli cünkü ana kaynagi tevrat incil daha sonra gelmesine ragmen kuranin ana kaynagi degil musa nin ve harunun uygulamalarina bakip sonrada muhammedi hayatina bakildiginda cok acik bir sekilde görülüyorki bu dinler bu kitaplar sadece güc olusturmak baskalarina üstün gelmek icin. insanlarin bir yaratici aradigi yaradilisindan beri oldugundan dolayi burada cok büyük bir zaafiyet olusturuyor ve o zamanin ileri gelenlweri yani peygamberler bunu cok iyi kullaniyorlar insanlarin saf ve temiz duygularini böylelikle suistimal ediyorlar bu gecmiste böyleydi simdide böyle bakin hemen göreceksiniz dini kim daha iyi kullaniyorsa basariyor bu türkiyede böyle baska devletlerdede böyle din ve milliyetcilik aslinda hersey cok acik ortada kimileri görmüyor cünkü gözleri perdeli kimileri duymuyor kulaklari kapali ne diyelim allah hidayete erdirsin insallah masallah.saygilarimla

      Sil
  26. erotizmin dinidir kuran doğal olarak aptal bir insanı cezbeder bedava seks alkol vaadinde bulunur aptal olsam tanrıya bende tapardım. şimdi üç beş dangalak müslüman çıkıp bu ne saçmalıyor diye yorum yazarlarsa tavsiyem yazmadan önce kuranı okuyun şu ayeti görürsünüz '' cennette sizi sınırsız şaraplar ve temiz eşler beklemektedir'' yine üç beş salak çıkıp bu ayeti şu şekilde aklamaya çalışmasın cennette ki şaraplar alkolsüzdür. bu da işe yaramaz. niye meyvasuyu değilde şarap bekliyor müslümanları ? bence geç ölenler şanslı cennette ki şaraplar yıllandıkça daha kaliteli olucak ve yeni nesil evrimle beraber daha seksi olacak. müslümanlar çok şanslı beeee :))))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sence kim aptal, aynı şekilde yaşandığı halde, bir yaratıcının sözü ve vaadi ile ona tabi olanmı, yoksa sadece bir hiç için mücadele edenmi?
      sen ölünce ne olacak sanıyorsun? eğer hiç bir şey olmayacaksa, neden yemek yiyorsun, neden çalışıyorsun, neden adını gizliyorsun, neden , neden, neden,

      Sil
  27. Aklıma gelen sorular şunlar ...Hadi peygamberi anladık .. diğerleri nerden hazreti oluyor ?? ..Tanrının başka işi yokmuydu da aişenin ve diğerlerinin kaprislerine özel yaşantısına ve cinselliklerine vahiy gönderiyordu ..yada elektriğin bulunabilmesi için vahiy gönderseydide dünya 1400 yıl dahada ileri gitseydi daha iyi olmazmıydı .. ve belkide internet ve bilgisayarda olabilirdi insanlar daha digital işlerini halledebilirlerdi .. tanrı bunları düşünemedimi ?

    YanıtlaSil
  28. BİZİ BÖYLESİNE AYDINLATAN IŞIK TUTAN İNSANLARA SAYGILAR

    YanıtlaSil
  29. yukardaki yazi arastirma deyil hakarek bence, siz tam hiristiyan misyonerlerin istedigini yapiyorsunuz ben almanyada yasiyorum onlarin ruhlari bilirim, bazi insanlarin bilinc ve akli zayif o an islerine nasil gelirse öyle anliyorlar, bazilari dinden ciktim artik müslüman deyilim diyor bu ama gercegi deyistirmiyor, yani saklanamazsin sadece kendini kandirirsin, ben coooook muluyum müslüman oldugum icin gercek yoldayim , yok o öyle yapmis yok öteki böyle yasamis bu beni ilgilendirmez ben kendimi bilirim. ALLAH bize okar önem veriyorki dogru dürüst olalim zalim olmayalim diye, örnegin bir devlet dairesine gitseniz orada ceketinizi iliklemek sapkanizi cikarmak bexy veya hanim efendi zorundasiniz ama ALLAH o kadar sefkatli o kadar sevgi doluki bizi biz gibi kabul ediyor ALLAH yeri gögü yaratti istese her kelimesinde bizi tehdit ederki ama etmiyor bayisliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tehdit etmiyor diyorsun:) eminsin yani?

      Sil
  30. ben ufo ve uzay bilim teknikle ugrasiyorm, uzaylilarla ilgili bilgim var sizleri bende aydinlatmak istiyorum. arkadaslar insanlarin hata ve hirslarini ALLAHA yüklemeyin, ALLAH direk ilim ve bilime tesvik ediyor kuran bizi uzaylilarla birlestirmek istiyor hersey apacik ortada. siz ve bazilari 1400 sene öncesine takilip kalmisiniz bu takintidan kurtulun. size isterseniz daha cok bilgi vermek isterim

    YanıtlaSil
  31. Ataistler siz tam birer kafirunsunuz...Sizleri mahşerde bekleyen feci sonu bilseniz feleğiniz şaşar...Allah (c.c.) Hz. Muhammedi zaten alemlerin Rabbi olarak yarattı ve tüm kadınları,kızları ona helal kıldı ! yani sizde o dönemde yaşasaydınız sizinde anneniz, karınız, kızınız, sevgiliniz peygamber efendimize helaldi...istediğini yapabilirdi onlara !!! Evet Hz.Aişe 6 yaşındaydı evlendiğinde ama istiosa 2 yaşında olsun, peygamberimiz istediğini yapabilir ona herşey helaldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen ne diyorsun arkadaş!! aklını kaybetmişsin.asıl peygamber yapamaz istediğini o bütün insanlara örnek olmak zorunda!!!o 6 yaşındaki kızla evlenirse insanlar beşikteki bebekle evlenmeye kalkar!!

      Sil
    2. sen ne anlamışsın ki ne anlatıyorsun arkadaş? bırak madem yanalım hem sanane bundan? nedir bu öfken? ben sana yanacaksın diye öfkelensem bana manyak bu demez misin? nedir öfkeniz ateistlere karşı? (size göre) yanacaksak da biz yanacağız, e nedir ki derdiniz madem? yandık bitti eee?

      Sil
    3. sapıksınız. dini sapıksınız ve cinsi sapıklığa kadar götürmüş sizi bu sapkınlığınız.

      Sil
    4. işte bu sapıkça şaçmalığa bile sorgulamadan o yaptıysa doğrudur mantığıyla yaklaşan bir beyin yüzeünden dünya bu halde..siz zavallısınız..

      Sil
    5. Konu beşikteki bebeği sex objesi olarak görmeye kadar gelmiş. Değil peygamber tanrı bile böyle bir şey yapsa beni nasıl cezalandırırsa cezalandırsın onun karşısında dururum. Tanrımı seviyorum ancak yüz yıllarca insanları sömüren siz lanet olası insan ırkından nefret ediyorum

      Sil
  32. Mutlaka okuyun arkadaşlar. inanın pişman olmayacaksınız !

    Bu bilgilerle bizi aydınlatan arkadaşlara sonsuz teşekkürler.bende yaklaşık 1 ay önce tamamen allah inancının bittiğini söyleyebilirim. önceden olsaydı şimdi size "öbür tarafta görüşcez" derdim ve küfürlerle dolu sözler ederdim, hatta çok fazla küfretmişliğim de var oyüzden tüm kardeşlerimden özür diliyorum. herşey ataist bir sevgilim olmasıyla başladı. ben onun bu durumda olmasına okadar çok üzülüyordum ki gözyaşlarıyla allaha dua ediyordum "allahım ne olursun onun kalbinede iman nasip eyle" diye..(şimdi düşünüorum da çok safmışım) neyse ben onu müslümanlığa inandırmaya çalıştıkça kendimle çelişiyordum..(bilirsiniz klasik ataist soruları soruyordu)bende kendimce cevaplar veriyordum ama ne o tatmin oluyordu nede ben tam anlatamadığım için ona açıklayabiliyordum(yani bende klasik dinci cevapları veriyordum). hatta bir ateist kızla evlenirsem çocuklarımın kafir olacağını,mundar olacağını, çocukların benden değil şeytandan olacağını bile düşünüyordum.bu ve başka sebeplerden dolayı ayrıldım ondan. ama çok önemli bir sözü vardı bana,"bir kez olsun o günah, böyle söyleme günah, böyle düşünme günah gibi şeyleri düşünme! eğer sırf düşündün diye cehenneme gideceksen de git!" dedi. ondan sonra düşünmeye başladım,başladım devam ettim sorguladım,araştırdım ve hidayete erdim...artık ateisttim...hala aklımı "bu koca evren kendiliğinden mi oluştu?" sorusu kurcalasada. inanın evrim düşüncesi kurandan ve diğer dinlerden kat kat kat ve kat fazla daha mantıklı geliyor. özelliklede "Miller-Urey Deneyi"ni okuduktan sonra. saygı çerçevesinde yorum yapalım arkadaşlar olurmu. dün sizin yanınızdaydım bugün onlardanım.buna döneklik diyemeyiz takım tutmak değil bu, düşüncelerinizin, mantığınızın sizi götürdüğü yol sadece...

    YanıtlaSil
  33. kuranmıymış hak kitap olan,?bütün kainata inen ?hiç bir kimse o dine mensup deği dye ya da inanmıyor diye kafir ve müşrik sıfatını damgalayamaz.dünya üzerinde gelmiş geçmüş bugüne kadar 82 din mevcuttur..evrensel diye tabir edilsin edilmesin ama hiç bir dinde bu yoktur ki benim dinemi mensup diğil diye kafir ve şeytani sıfatı yakıştırılıyor olsun.şuan batı dünyası ve çağdaş dünya ülkeleri o kitaba lanet kusuyor.müslümanlar isterse taşa tapsınlar ama o taşı diğer inancı olan kimselere atmasınlar.şahsen ben tanrı olsaydım ve insnları sınamak isteseydim,bütün dünyada eşitliği kardeşliği paylaşmayı österecek bir kitap gönderirdim.1)karınız sizin tarlanızdır onu istediğinz gibi sürünüz.demezdim.2)bakabileceğiniz kadar kadın alın demezdim.3)yahudileri ve hristiyanları islama geçmiyor diye lanetlemezdim.4)kitabımı da sadece arapların anlayacağı bir dilde de yazmazdım,japon kulllarımıda ,çinli kullarımı da ,pasifik okyanusunda ki kullarımıda düşünürdüm.madem insanları ben yarattım hepsinde benim nurumdan bir nur var ise dünya da benim ise ;kölelikten bahsetmez hatta kesinlikle köleliği yasaklarım.hırsızlık yapanlara ceza olarak kolarını kesin demezdim.tam tersine insanları eğitin doğru yolu gösterin ,adaleti ve çalmamayı öğretin derdim ve hatta daha ileri giderek;hırsızlık yaptı tamamm yalnış bişey ama bu sizin suçunuz ,nedenini kendinz araştırın der;hatta ve hatta hırsızlık yaptı diye benim kulumun elini keserseniz benim elimi kesmiş gibi olursunuz derdim.bu da müslüman diye geçinip hayatında kuranın tek bir sayfasını açıp okumamış şuuru kapalı hakikatı kurandan ibaret sayan gurihler toplumuna kapak olsun

    YanıtlaSil
  34. site sahibi bir tavsiyem olucak benim ;a.einstenin bir sözü vardır'önyarıları parçlamak atomu parçalamaktan zordur 'bu söze hitaben kendine müslümanım deyip te sözde müslüman ,özde müslümanlığın m sinden bile haberdar olmayan ,dünyayı kendi yşdığı yerden ibaret sayan ve müslüman doğduğu için de kendini cok ve coooook şanslı zanneden,allahın ona bir lütfu sanan sonsuz kainatın en alt şuur katmanlarında debelenip duran her başına gelen olayı allhın lütfudur diye düşünen ,müslümanlığı sonuna kadar savunup ,neyi neydin savunduğunu bile bilemeyen ,kutsl saydıkları kitaplARINa bile hayatında el sürmemiş şahsiyetlerin yorumlarını böle bir siteye koymayınız.bizlerin düşüncelerini kolaya kaçırır böle arkadaşlar.adnan oktarları,nihat hatipoğlularını ,cübbeli ahmet hocaları davet etsenize ya buralara,bizim dengimiz onlar değil mi.ne demişler her horoz kendi çöplüğünde öter.onlar camiden başka yerlerde vaaz veremzler zaten.böle tartışmaları gördüklerinde de arklarına bakmadan giderler.ha bana tanrıya inanamıyomusun diye sorarsnız da inanırım ve eminim de. benim tanrım adaleti emrediyor ,doğruluğu,pylaşmayı,dinde ayırım yapmamayı siyh ırk osun beyaz ırk olsun ütün insanları sevmemi emrediyor,herkesin mutlu yaşamasını emrediyor,doğadaki bütün canlılara merhametle yaklaşmamı emrediyor ve bana inanmıyorlar diye yine de o insanlara saygı göstermemi emrediyor.bütün dünya da barışı emrediyor.benim tanrım sizin allah larınızdan cok daha akıllıdır.öle allah gibi 4 kitap yazmaz.bir kitp yazar ,yazdımı da öle bi yazar ki sahilde ki kumlar gibi yazar ve tek bir kum tanesini eleştrmeye bile fırst vermez.muhammemed de kendi allahıı yarattı kendini onun elçisi yaptı.müslümanlarda o allah ı baya sevdi anlaşılan 1400 senedir bırakamadı gitti.ama sağlam kitaptı baya dayandı.

    YanıtlaSil
  35. Hz.Muhammede ve sapikliklrina inandiginiz icin hepiniz cehennemde catir catir yanacaksiniz!
    Tanri boyle genc kizlari kullanmayi,koleler edinmeyi ,insanlari kullanmayi bagislar mi sizce?Hic sansiniz yok:)

    YanıtlaSil
  36. hz.muhammed sizin düşündüğünüz gibi bir insan değildir sağdan soldan bulduğunuz hadis vs.şeyleri saçma sapan yorumlayıp üstelik inananlara hakaret edercesine kutsal değerlerine saygısızlık yaparak anlatıyorsunuz.üç tane fenerliyi galatasaraylı yapın desem yapamassınız bugun dünyada milyarlarca müslüman var.bunu okuma yazma bilmeyen bir peygamber yaptı.hemde yaşantısıyla.çünkü kuran bir metindir uygulayıcısı ve örnek olan yol gösteren kişi de peygamberdir ve her peygamberin hayatı insanlığa ders olacak bir biçimde gelişmiştir.Hz.muhammed'in okuma yazma bilmeyişi evlilikleri hicreti savaşları çektiği açlık ve çileler bulunduğu coğrafya vs.hepsi Allahın takdirinde gerçekleşmiştir.Peygamberin hayatı hakkında ciltlerce kitap var okuyun belki kalpleriniz yumuşar.binlerce milyonlarca sayfa arasından bir paragraf bulup karalama yapmayın.madem ateist siniz o zaman sadece bilimsel olarak tezlerinizi ortaya koyun.darvin bigbangdir vs tamam ama dört bir koldan hem kurana hem peygambere vs.tüm kutsal değerlere birden saldırmayın.Madem allah yoktur diyosunuz ispatı bilimsel olarak açıklansın da görelim.İnsanoğlu acizdir ve herşeyi yapmaya kudreti yoktur.dünyanın hiçbir yerinde tam bir adalet gerçekleşemez her suçlu yakalanamaz ve cezalandırılamaz.bunun için tanrı vardır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. allah senden razı olsun kardeşim sayende imanla müşerref oldum. şimdi tek eksiğim kaldı; kuranın uygulayıcısı ve örnek olan, yol gösteren peygamberimin izinden gitmek. şimdi senden ricam 6 yaşındaki kız çocuğunu bana vermen. kızının gönlü var mı yok mu bunun bir önemi yok. ne demişler allahın rızası söz konusu olduğunda karı kısmısının ne düşündüğünün bi ehemmiyeti yok. önemli olan bu kutsal davanın gelecek nesillere aktarılması ve bu nurun aydınlığı! ile tüm cihanın aydınlanması. ilahi kelimetullah. ama önce işte anladın sen onu tüm bunların olması için şey etmemiz gerekiyo. hani 6 yaşındaki kızın var ya?

      belki bir nebze empati yapabilirsin diye, işi hayvanlık boyutuna taşıdım. tam da demek istediğim bu, eğer ki yaptığımı hayvanlık olarak görüyorsanız, peygamberinizin yaptığını da artık mazur göremezsiniz!

      Sil
    2. ""madem ateist siniz o zaman sadece bilimsel olarak tezlerinizi ortaya koyun.darvin bigbangdir vs tamam ama dört bir koldan hem kurana hem peygambere vs.tüm kutsal değerlere birden saldırmayın.Madem allah yoktur diyosunuz ispatı bilimsel olarak açıklansın da görelim.""

      arkadaş bilimsel metodlarla açıklamamız gerektiğini kabul ediyorsan, bilimin metodunu da kabul ettiğin anlamına gelir. o halde şunu da bilmelisin; "ispat yükümlülüğü iddia sahibinindir." yanisi birşeyin varlığını biz ortaya atmıyoruz. allahın varolduğu iddiası sizin iddianız.sizin allahın varlığını ispatllamanız gerek. ki islamın kendi argümanı vahiy ve sünnettir.dolayısıyla burada eleştirilen konuların hepsi sizin inancınıza ait argümanlar. bunları doğal olarak (sen bireysel olarak sünni duruşu benimsemeyebilirsin bunun hiçbir ehemmiyeti yok)sizin argümanınız olarak ele alıp eleştirmek en doğal hakkımız. benim ölçüm yalnızca kuran diyorsan şunu da unutma ki, yalnızca kuranı baz alarak yaşayan kimse varolmadı islam tarihi boyunca. mütedeyyinlerin herbiri sahabe dönemi de dahil kuranı peygamberin yorumu yani sünnet ile yaşadılar. bu sebeple herhangibirinin hadisleri reddetme gibi bir şansı olamaz. yoksa elde hiçbirşey kalmaz islam adına. hem istiyorsan bi dene bakalım işin içinden çıkabiliyomusun hadissiz sünnetsiz, iler daha da berbat bir hal almıyor mu bir dene. denemesi bedava. sanılıyor ki müslüman olmayan herkes müslümanlığı kuru kuruya bir inat uğruna reddeyior. sanılıyor ki islamın apaçık bir nur-hakikat olduğu ayan beyan belliyken bu yavşak gayrimüslimler(içine ateistler deistler agnostikler de dahil edillsin) kuru kuruya bir inat! uğruna( islamın tanrısının iddiası) inanmayı reddediyorlar. anlayın artık şunu sizin dininiz gibi kendi dinini hakikatin ta kendisi olarak gören milyerlerca başka dine mensup insan var. ve onlar da siz müslümanlar gibi korkuyor ve bir kurtuluş yolu arıyor. kendi günahlarına bir af kapısı arıyor. işin ironik tarafı onlar da sizi cehennemde ceyır cayır yanacak bir kafir olarak görüyor. tüm bunlara vicdan aynısndan bakınca varsa eğer zalim bir tanrıdan başka bir tanrıyı göremiyorum. o çok merhametli tanrınız böyle bir bakış açısından hiç de basum gözükmüyor.

      Sil

Yorumlarınızı yazarken lütfen kaba olmayın. Küfürlü, aşağılayıcı, hakaret içeren ve yazı içeriğiyle ilgili olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.